Annem, “Orhangazi’den döner bu” demişti

Bisiklet turu yapmaya karar verdiğimde aklımda ya da defterimde nereye gideceğim, nerede kamp kuracağım, nasıl yaşayacağım hakkında tek bir plan yoktu. Bugün hala seyahatlerimden plan yapmayı sevdiğim pek söylenemez, ki bu konuda becerikli olduğumu da düşünmüyorum. Çünkü hayatında da kendine göre bir planı olduğunu biliyorum ve o planın hayatıma herzaman yeni şeyler katacağına inanıyorum. En azından bisiklet, otostop ya da diğer ulaşım yöntemleriyle gerçekleştirdiğim tüm yolculuklarda ben bunu gördüm.

Yola çıkacağım günün öncesinde akşam sekiz-dokuz gibi hazırlanmaya başladım. Bisiklet ekipmanları, çantalar, yanıma alacağım kıyafetler, elektonik malzemeler, çadır, uyku tulumu vs.. Sabah yola çıkmayı kafaya koymuştum, öylede oldu zaten. Bursa’nın İznik ilçesinden başlayacak olan maceramın ilk gününde bisikletimi ve beni nelerin beklediğini bilmiyordum. Fakat bu bilinmezlik gece gece beni fazlasıyla heyecanlandırdığı kadar, mutlu da ediyordu.

Geceden, bisikletimde taşıyacağım tüm malzemeleri daha net ifade etmek gerekirse; “evimi” bisiklete yüklemiştim. Sabah tek vermek istediğim karar, “sağa mı” ya da “sola mı” sorunun cevabından başka birşey değildi. Yolculuğun artık başlıyor.

Bisiklet Turu

İznik ile Orhangazi ilçelerinin arasının 41 km olduğunu gördüm ve hem yol almak adına hem de sabah seansı için güzel bir başlangıç olacağını düşündüğüm için Orhangazi yönünde ilerlemeye karar verdim. Kararıma bir diğer etken ise güzergahın İznik Gölü kıyısından geçiyor olması. Bisiklet turu boyunca minimum harcama yaparak, mümkün olduğu kadar sosyal medya üzerinden iletişim kuracağım kişilerin misafiri olmayı düşünüyordum. Bundan dolayı da ilerlediğim yön neresi olursa mutlaka oradaki bisiklet grublarına hızlıca mesaj atarak ilerleyecektim.

İznik Gölü kıyısından Orhangazi ilçesine kadar herhangi bir mola vermeden devam ettim. Güzergah boyunca sabah trafiği olmadığı için oldukça rahat bir bisiklet sürücü yaptım diyebilirim. Orhangazi ilçesine vardığımda ve saat çok erken olduğu için sosyal medya üzerinden kimseden bir dönüş alamadım. Aslında almayı da pek umut etmemiştim ama bu arayışı düzenli olarak yaparak, alışkanlık kazanmak istiyordum. Orhangazi’de hiç vakit kaybetmeden Gemlik ilçesine hareket ettim.

Bisiklet Turu
Orhangazi ilçesinin çıkışı

Orhangazi – Gemlik arası 18-20 km civarında. Yolun hem sıcak asfalt olması hem de birçok noktanın yokuş aşağı olmasından dolayı oldukça hızlı gittim. Ben her zaman esnaf lokantalarında yemek yemeği sevdiğim için (hem lezzetli hem ucuz), Gemlik’te güzel bir esnaf lokantasında yemek yedim. İznik’ten yola çıktığım andan beri bir mola vermedim. Üstelik yemekten hemen sonra yola çıkmak sakıncalı olacağı için bisikleti çektim sahile güzel bir bankın yanına 🙂

Gemlik sahil
Gemlik sahili

2 saat kadar dinlenmedin ardından Mudanya ilçesine doğru yola çıktım. Gemlik’in çıkışında sağa doğru Mudanya’ya bir dönüş yolu var. Bu yol Bursa’nın merkezine girmeden Mudanya ilçesine gidebileceğiniz bir yol ama zaman zaman bozuk yolla sizin ve bisikletinizin canını biraz sıkabilir. Yol boyunca bolca çukura rastlayabilirsiniz. Mudanya’ya özellikle İstanbul’dan çok sayıda turisttin geldiğini biliyorum ama bu yolu neden onarmamışlar pek anlamadım doğrusu.

Bisiklet Turu

Ben seyahatlerim boyunca pek öyle şehri gezeyim, tarihi yerlerini ya da müzelere göreyim kafasında olmadım. Seyahatım boyunca şehirler ve kasabalar benim için bisiklet turumda kıyısından köşesinden geçtiğim bi’ şey.. Anlam ifade etmiyor aslında.. Çünkü herhangi bir yere çadır kurabilen biriyim ve yolculuğum birazda kentlerden kaçmak üzerine. Bundan dolayı da özellikle şehir merkezlerinden çok fazla zaman kaybetmeyi hiç istemiyorum.

Bisiklet Turu

Mudanya’da marketten birkaç alışveriş yaptıktan sonra Tirilye (Zeytinbağı) beldesine doğru yola devam ettim. Akşam serinliği yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlamıştı ve denize paralel ilerlediğim içinde bolca rüzgar alıyordum. Bundan dolayı gece konaklamak için Tirilye kararını oraya varmadan vermiştim.

Mudanya merkezi ile Tirilye arasında yolda gerçekten eğitimin sık sık %10-12 bandına çıktığını gördüm ve İznik’ten yola başlayan ve bisiklet turunun ilk gününde olan “ben” için oldukça zorlu geçtiğini söylemek istiyorum. Fakat her zaman olduğu gibi doğanın manzararı benim bu eğimleri keyifle çıkmam için güç veriyordu.

Tirilye - Zeytinbağı
Tirilye – Zeytinbağı

Tirilye’ye daha önce gelmemiştim. Sahile inerken beldenin merkezinden geçiyorsunuz. Oldukça renkli bir belde, hatta köy desem daha doğru olacak. Bence buradaki tek sorun dışarıdan gelen çok sayıda turist. Çünkü biz insanların yaşanabilecek kentleri nasıl mahvettiğine defalarca tanık olduğum için Tirilye’nin bi’ an geçmişini, şimdisini ve geleceğini hayal ettim. Tek kelime ile korkunç bir son onu bekliyor.

Tirilye’de sahile çadır kurabileceğim çok fazla bir nokta yoktu. Bende sahilin en sonuna doğru ilerledim. Biraz karanlık olması işime geliyordu ama hafiften de tırsmıyor değildim. Çadırımın bir kaç adım ötesinde kıyıya vuran dalgaların olması beni mutlu ediyordu ve çok yorulmuştum. Bence bugün bir huzuru hakettiğimi düşünüyorum.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.