Doğanın sessiz cenneti; Kapıdağ Yarımadası

Balıkesir’in Bandırma ve Erdek ilçelerinin en keyifli rotalarından biri olan Kapıdağ Yarımadası, benimde yürüdüğüm en zorlu ama bir o kadar da en güzel rotalar arasında yer alıyor. Bu yazımda sizlere 3 günlük Kapıdağ turu hakkında bilgiler vereceğim.

Kapıdağ Yarımadası

Bandırma’da yaşadığım dönemde kardeşim ile gerçekleştirdiğimiz Kapıdağ yürüyüşünü aslında çok planlı bir şekilde gerçekletirdiğimiz söylenemez. Yani evde otururken bir anda aklınıza bir şey gelir, sizde hemen yapmak istersiniz ya; işte bizimki de biraz öyle oldu diyebilirim. Yürüyüş yaptığımız dönemde aslında pek öyle trekking yapan insanlar değildik ve gerçekleştirmek istediğimiz rota mevsim sıcaklıklarını da ve koşullarımızı düşündüğümüzde oldukça zorlu olacaktı. Ki oldu da..

Kapıdağ Yarımadası

Bandırma’dan yola çıkmadan önce herhalde yaptığımız iki şey oldu. Bunlardan biri Google Maps üzerinden yol haritası, diğeri ise marketten bolca alışveriş. Plansız hareket etmenin sonucu sırt çantaları içinde gereksiz birçok yükü rota boyunda yanımızda taşıdık. Kısacası Bandırma’dan adlığımızı güzel bir kapıdağ yarımadası turu yaptırarak Bandırma’ya geri getirdik 😊

Kapıdağ Yarımadası

Kapıdağ Yarımadasına nasıl gidilir?

Kapıdağ Yarımadası, İstanbul’a yakın olduğu için bölgede de çok fazla kişi tarafından ziyaret edilmektedir. Peki, İstanbul’dan Kağıdağ Yarımadasına nasıl gidilir? Bunlardan hem maddi hem de zaman olarak en iyi olan tercih kesinlikle feribot olacaktır. Yenikapı ve Pendik’ten düzenli olarak Bandırma ilçesine feribot seferleri bulunmaktadır. Bandırma Feribot İskelesi‘nin hemen karşısında ise Erdek ya da köylerine dolmuşlar kalkıyor. İstanbul’dan gelip böyle bir rota yapmak isterseniz başlangıç noktası olarak Erdek ya da köylerinden birini seçebilirsiniz.

Kapıdağ Yarımadası

Kapıdağ Yarımadası turu başlasın!

Yeniden bize dönelim 😊 Bandırma’da başlayan turumuzun ilk ayağı Erdek’in köylerinden Aşağıyapıcı köyüne varmak oldu. Hemen ardından da Tatlısu köyüne ulaştık. Kapıdağ Yarımadası’nda bulunan Tatlısu köyü bölgedeki tatil beldelerinden biridir. Yaz sezonunun başlamasıyla beraber çok fazla yerli turisttin ziyaret ettiği Tatlısuda pansiyonların doluluk oranları yüzde yüze ulaşmaktadır. Tabi biz çadır ile yola çıktığımız için bu konuyu çok umursamıyoruz. Kapıdağ Yarımadası’nda çadır ile konaklama yapabileceğiniz çok fazla nokta olduğunu lütfen unutmayın.

Yola devam ettiğimizde Karşıyaka Belediyesi’ne ulaşacaksınız. Biz tüm sahil şeridini yürümek istediğimiz için burada fazla zaman kaybetmeden Çakılköy Köyü’ne doğru yola çıktık. Kapıdağ rotası yol boyunca sizi gerçekten harika manzaralar ile karşı karşıya bırakıyor. Oldukça zorlu bir trekking rotası olduğunu kabul ediyorum ama gerçekten de gördüğüm manzaralar ile bir kıyaslama yaptığımda buna değer diyebileceğim yerler arasında.

Kapıdağ Yarımadası

Biz ilk gün alabildiğimiz kadar yol alarak Ballıpınar Köyü’ne ulaşmayı hedefledik ve bunu başardık. Oldukça yorulduğumuzu kabul ediyorum. Biz yanımıza tek çadır aldık ve havanın sıcak olmasından dolayı da kendimize sabah güneşin fazla rahatsız etmeyeceği güzel bir çadır alanı bulduk. Gece çevrede duyduğumuz tek şey denizin dalgaları ve çevredeki böcek seslerinden başka bir şey değildi. Biz Ballıpınar köyünden biraz uzak bir noktada çadır attığımız için köy ışıkları yoktu ve gökyüzündeki yıldızların neredeyse tamamını görebiliyorduk.

Elif Omput‘a ait “Yaşayan Köy Ballıpınar” yazısını aşağıdan okuyabilirsiniz.

İkinci güne koyun ve keçi sesleriyle uyanıyoruz 😊

İlk günün yorgunluğundan sonra ikinci gün pekte düşündüğümüz saatte uyanamadık. Hatta bizi uyandırmaya gelen koyun ve keçiler olmasa herhalde daha da uyurduk. Ballıpınar Köyü’nden başlayan ikinci günümüzde bu sefer kendimize daha kısa bir mesafe hedefi koyduk. “Hedefimiz Akdeniz” demek isterdim ama bu yorgunluk ile biz ancak Turan Köyü’ne gideriz dedik ve yola koyulduk.

Turan Köyü daha önce birkaç fotoğrafını görmüştüm. Şahane bir sahili olduğunu biliyordum ve sanırım beni motive eden en güzel şeylerden biride bu olmuştu. Bandırma’dan başladığımız Kapıdağ yürüyüşü boyunda yolda beklediğimizden daha az bir su kaynağı bulduk. Bundan dolayı bu rotayı yürüyecek arkadaşlarımızın yanlarına fazladan birkaç litre daha su almasında fayda var. Fakat yiyecek konusunda şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; eğer bu rotayı yazın yürüyecek iseniz yanınıza fazla bir yiyecek almanıza gerek yok. Çünkü, hemen hemen tüm rota boyunca yol kenarlarından bolca yiyecek meyveler bulacaksınız. Özellikle incir ağaçları sizi bir hayli mutlu edeceğini düşünüyorum, çünkü meyveleri çok lezzetli.

Kapıdağ Yarımadası

Ballıpınar’dan Turan Köyü’ne kadar olan rotada ilk gün olduğu gibi oldukça zorlu bir etap olduğunu ifade etmek istiyorum. Tüm rota boyunda çok hızlı şekilde kısa irtifalar alıp tekrar sıfır noktasında iniş yapıyorsunuz. Yani sürekli sıfırdan 150-200 rakımına çıkıp tekrardan sıfıra dönmeyi ve bunu çok sık aralıklar ile yaptığınızı düşünebilirsiniz. Bu da sizi düşündüğünüzden fazla yoracak ama bir noktadan sonra sanırım bundan büyük bir keyif almaya başlıyorsunuz.

Biz ikinci gecemizi Turan Köyü’nde sahilde yaptık. Burada, sahildeki herhalde bütün evlerin ilk katlarını yerel ev sahipleri pansiyona çevirmiş ve gelen misafirlere günlük ya da haftalık olarak kiralıyorlar. Çadır kurduğumuz sahil oldukça fazla rüzgar alacağını düşündüğümüz ve çadırımız da sert rüzgarlara karşı dayanıklı olmadığı için biz en uygun yeri iki kayıt arasında bulduk 😊 Sahil kumları üzerine bir çadır kurduğumuz içinde çadır çivileri çakma imkanımız yoktu. Bundan dolayı bizde çadırın içine köşelere taş koyarak çadırı mümkün olduğu kadar sabitledik.

Kapıdağ Yarımadası

Hadi Erdek’e gidelim

3.gün erken uyandık ve Erdek için yola çıktık. Marmara Denizi’nde tatil yapmak isteyenlerin en çok tercih ettiği belde kesinlikle Erdek diyebiliriz. Yılın 6 ayı çok sakin olan bu ilçe Mayıs ayından itibaren Ekim ayının sonuna kadar tatilcilerin en uğrak noktalarından biri oluyor. Sabah erken saatlerde başladığımız Erdek yolculuğunu, akşam Erdek’te güzel bir günbatımı ile bitirmek istedik.

Erdek’te güzel bir günbatımı sonrasında sahilin sonunda güzel ve sessiz bir alanda çadırımızı kurduk. Çevrede duyduğumuz tek ses dalgaların sesiydi ve kesinlikle huzur vericiydi. Kapıdağ yürüyüşümüz Erdek’te sol bulurken; şimdi size biraz kısa kısa notlar yazacağım.

  • Kapıdağ Yarımadasında yürüyüş yapacak arkadaşlar yanlarına mümkün olduğunda az yiyecek alabilir. Hem yol üzerinde hem de rotada geçeceğiniz köylerin tamamında rahatlıkla alışveriş yapabilirsiniz.
  • Rota boyunda az temiz su kaynağı göreceksiniz. Bundan dolayı yanınızda birkaç litre fazladan yedek su almayı ihmal etmeyin.
  • Sık sık irtifa alıp tekrardan sıfıra inmek sizi çok fazla terletecek. Bundan dolayı yanınıza yedek tişört mutlaka alın.
  • Rotayı sıcak bir dönemde yürüyecek iseniz güneş kremi kesinlikle öneriyorum. Biz rota boyunca çok fazla güneş ışığına maruz kaldık.
  • Bandırma’dan başlayarak önde yarımadayı tamamlayıp Erdek’e ulaşana kadar rotada çok fazla araç ile karşılaşmayacaksınız. Planlarınızı buna göre yapın!
  • Kapıdağ Yarımadası’nda telefon sinyali çok az noktada çektiği için harika ya da internetten indireceğiniz dosyalarınızı önceden telefonunuza indirin.
  • Konaklama çadırda yapacaksanız bolca güvenli çadır alanı noktaları var. Bu konuda içiniz rahat olsun. Yaz mevsiminde uyku tulumu kullanmadan da rotayı tamamlayabilirsiniz. Yine uyku tulumu kullanmak isteyen arkadaşlar +15 bir uyku tulumu fazlasıyla yeterli olacaktır.

Şimdilik bu kadar 😊 Yazıyı daha sonra güncellemek isteyebilirim. Bilmiyorum ama sorularınız olursa lütfen yorum olarak iletiniz.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.